Günümüzde birbiriyle ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkisi bulunan bütün ülkeler, kendi ülkelerini diğer ülkelerde temsil eden büyükelçiler bulundurmaktadır. Büyükelçiler, kendi ülkeleriyle ilgili her türlü menfaatleri bulundukları ülkelerde gözetmekle sorumludur. Bir ülkenin ilişkisi olmayan başka bir ülkede elçi bulundurması zorunluluk olmadığı gibi, birden fazla ülkeden sorumlu olan büyükelçiler de bulunmaktadır. Bazı durumlarda ise fahri büyükelçi dediğimiz gönüllülük esasına dayanan elçiliklere de rastlanmaktadır.
Elçilik müessesesini 2.Dünya Savaşı öncesi ve sonrası olarak 2 döneme ayırmak gerekir. 2.Dünya Savaşı öncesinde bütün ülkelerin büyükelçi bulundurması uygulaması yaygın değildi. Bunun nedeni hem maddi güçlükler, hem de güçlü ve büyük ülkenin zayıf olan ülkeyi küçümsemesinden kaynaklanmaktaydı. Topraklarında büyükelçi bulundurmasına izin verilmeyen bazı ülkelere ortaelçi unvanıyla da olsa zaman zaman izin verildiği görülmüştür.
2.Dünya Savaşı öncesinde topraklarında büyükelçi bulunmasına izin veren aralarında A.B.D., İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İspanya, Rusya gibi ülkelerin yer aldığı 16 ülke bulunmaktaydı. Türkiye bu 16 ülke arasındadır. Ancak Türkiye bu ayrıcalığa Osmanlı İmparatorluğunun mirasçısı olması nedeniyle sahip olmuştur. 2.Dünya Savaşı sonrasında Birleşmiş Milletler vasıtasıyla bütün ülkelere elçi bulundurma imkanı verilmiştir.
Bundan 2 hafta önce Muro ve Deli Hüsnü hakkında bir yazı yazmış ve bu yazıda bu ikilinin Kurtlar Vadisi yeni komedi unsurları olacağı hakkında bir tahminde bulunmuştum. Bu yazıyı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
2 hafta önce yaptığım bu tamin gerçekleşti ve geçtiğimiz bölümde Muro Deli Hüsnü’ye ulaşmaya çalıştı. Tabii ki Deli Hüsnü’ye ulaştıktan sonra onun vasıtasıyla Polat’la ilişki kurmaya çalışacak. Yine önceki yazımda Kurtlar Vadisi senaristlerinin Muro karakterini örgütçülükten çıkarıp Devrimci kimliğini öne çıkaracaklarını söylemiştim. Aynen dediğim gibi oldu. Muro, Yıldırım’ın dedesiyle yemekte tartışmaya girdi ve ısrarla örgütçü değil devrimci olduğunu vurgulamaya çalıştı. Böylece Muro hakkında bulunduğum her iki tahminimde de yanılmamış oldum.
Google’da “İskender Büyük ölecek mi” şeklinde yapılan aramalarda benim blogum 1. sırada çıkıyor ve bu yolla blogumu ziyaret edenler oluyor. Aslında ben böyle bir şey yazmamıştım ama Google çeşitli algoritmalar kullanarak böyle bir sonuca yol açıyor. Ben Memati ölecek mi başlıklı bir yazı yazmıştım aslında. Neyse, madem bu yolla bloguma ziyaretçiler geliyor, o halde ben de gelenlere bir şeyler vermeliyim diye düşündüm.
Timur (Timurlenk) 8 Nisan 1336 da Semerkant’ın güneyine yüz kilometre kadar ilerideki Hoc Ilgar‘da doğmuştu. Ayağının topal, kollarının zayıf olmasına rağmen tam bir savaş dehasına ve üstün bir diplomasi yeteneğine sahipti. Zaman içinde Türkleşmiş bir Moğol kavmi olan Barlasların başında bulunuyordu. Barlaslar ise Çağatay Hanlığının hakimiyetini kabul etmişti. Sürgünler, halkı ayaklandırmaları, geri çekilmeler, zaman zaman kaçışlar ve geri dönüşler sonunda Çağatay Hanlığının başına geçip Belh şehrinde taç giydiğinde tarih 1370′ti.
1402 Ankara Savaşında Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid’in karşısına çıkıncaya dek Harezm, Moğolistan, İran, Mezopotamya, Ermenistan, Kafkasya, Doğu Anadolu, Kuzey Hindistan, Lübnan ve Suriye’yi hakimiyeti altına almıştı. Asya’nın tam anlamıyla tek hakimiydi ve karşısında direnebilecek hiç bir kuvvet yoktu.
Batıda ise Osmanlı Devleti daha çok Hıristiyan topraklarına yaptığı seferlerle ve kazandığı başarılarla göz kamaştırıyordu. Bu beylik, 1.Murat zamanında Rumeli’ye geçmiş, Konstantinapolis’i kuşatması altına almıştı. 1.Murat’tan sonra Osmanlı tahtına geçen Bayezid, lakabı gibi yıldırım hızıyla seferlere başlamıştı. Avrupayla birlikte aynı zamanda yönünü Anadolu topraklarına da çevirmişti.
Loreena Mckennitt. Kanadalı dünyaca ünlü bir şarkıcı. Çok duygusal ve insanı dinlendiren bir müziği var. Aşağıya kendi seçtiğim 7 şarkısını ekledim. Online olarak dinleyebilirsiniz. Şarkıların hepsi birbirinden güzel olduğundan 7. sıradaki en kötüsü diye düşünmeyin. Bu şarkıları iyi, daha iyi diye bir sıralamaya sokmak mümkün değil. Yine de benim favorim Dante’s Prayers. Bağlantınız iyi değilse dinlemekte sorun yaşayabilirsiniz. Bu durumda sayfayı yenile derseniz kısmen düzeltebilirsiniz.
Türk internet tarihinde ilk defa yer alan yeni bir konuyla beraberiz. Anlatacağım konu ray. Hani şu üzerinde trenlerin, metroların hareket ettiği ray.
Sanılır ki ray ilk defa trenlerin ortaya çıkışıyla birlikte icat edilmiştir. Genel kanı budur. Oysa ki rayların tarihi çok eskilere, ta Helen Medeniyeti dönemine kadar uzanır. Ancak ray, esas popülaritesini ilk kez buharlı lokomotiflerin ortaya çıkışıyla kazanmıştır.
Helenlilerin yaptığı ilk raylar taşlara birbirine paralel olarak uzunlamasına açılmış oyuklardan ibaretti. Karşılıklı iki oyuk arasındaki açıklık, arabaların tekerlekleri arasındaki açıklığa eşittir. Yolların kenarlarına paralel olarak kapak taşları ucuca sıralanır ve bunların üzerine de tekerlek izleri oyulurdu. Bu oyuklar Devamını okuyun »
Şimdi bu ne alaka
diyebilirsiniz ama bu balıkları
derede buldum, içimden beslemek geldi. Fare ile tıklayarak yem verebilirsiniz. Ama söyleyim asla doymak nedir
bilmiyorlar.